HAYATIMIZ GÜLİSTANLIK OLSUN

28/9/2009 -Kategori: DUSUNCE GUCU

Günaydın sevgili okuyucularım, tanıdıklarım, arkadaşlarım, dostlarım.

Bakın Mevlana ne diyor;
Sen düşünceden ibaretsin.
Geriye kalan et ve kemiksin.
Gül düşünürsün gülistan olursun.
Diken düşünürsün dikenlik olursun. 

Düşüncelerimiz sayesinde hayatımız gülüstanlık da olur,
Düşüncelerimiz sayesinde hayatımız dikenlik de olur yani.

Bir konudan dolayı dün akşam, benim için çok keyifsiz bir akşamdı. Evdekileri üzmemek için belli etmemeye çalıştım ama aslında bayağa tatsızdım. Keyifsizliğim başta tek bir konudan ileri geliyordu. Fakat saatler ilerledikçe sanki bir makineymişim de, fişimden olumsuz düşünce şarjına takılmışım gibi, içimden ve istemeden olumsuz düşüne düşüne kendimi öyle bir şarj ettimki, dokunsalar ağlayacak noktaya geldim.

Düşüne düşüne başımı ağrıttım,
İçimi daralttım,
Yüreğimi yaraladım,
Akşamı ve geceyi kendime zehir ettim.
Evet evet, düşüncesizce düşünerek bunu kendime ben yaptım.
Bir yandan da bugün ne yazsam diye düşünmeye çalışıyordum üstelik.

Ama öyle bir ruh haline soktum ki kendimi, kuyrukları birbirine değmeyen kırk tilkiyi hizaya sokmak, kafamı toparlayıp bir şeyler yazmak mümkün değildi.

Sonra bloglar arasında dolaşırken birden Allah karşıma Mevlana’nın yukarıda yazdığım sözünü çıkardı.

… Gül düşünürsün gülistan olursun.
Diken düşünürsün dikenlik olursun…

Güngör sen ne yapıyorsun dedim kendi kendime.Sen ki düşünce gücüne bu kadar inanıyorsun, elinden geldiğince insanlara faydalı olmaya çalışıyorsun. E o zaman bu halin ne?

 Pireyi deve yaptın, devenin altında kaldın. Kalk bakim çabuk.Git yüzünü yıka, aç pencereyi camdan dışarı bak, birkaç derin nefes al, kendine bi kahve yap. 

 İçimden gelen sese kulağım kulak kabarttı ve hak verdi.Hemen denilenleri yaptım, on dakika sonra kahvemi alıp tekrar oturdum bilsayarın başına.
Ve hayatımı gülistanlık içinde yaşamayı seçtim.
Sonra da  bu yazı çıktı işte.

Hazır haftaya böyle bir yazıyla başlamışken, kısa sözcüklerden oluşan bir de olumlama dizisi hazırladım hepimiz için.Faydasını göreceğinize hiç şüphem yok. Yürekden inanarak yapın yeterki.Yazdıklarımı bugün hissetmiyor olabilirsiniz ama inançla yaparsanız kısa bir süre sonra hepsini hayatınıza çekeceğinize inancım tam.

Hepinize kanadına umut takılmış, renkli renkli sevgi kelebekleri uçuruyorum buradan.
Allah işimizi, gücümüzü rast getirsin.
Vira bismillah, hadi RASTgele.
Sevgilerimle, Güngör Ekinci

OLUMLAMALAR:

Mutluyum, huzurluyum, başarılıyım, sağlıklıyım, güzelim, neşeliyim.

Saygı, sevgi ve kabul görüyorum.

Değerliyim ve bunun farkındayım.

Bolluk bereket içindeyim,

Hayatımın efendisiyim.

Güçlü bir iradeye sahibim,

Aynaya baktığımda harika bir insan görüyorum,

Güvendeyim,

Pozitifim,

Hoşgörülüyüm,

Sakinim,

Dinginim,

Arkadaş canlısıyım,

Çok özelim…

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

HERŞEY TAM İSTEDİĞİMİZ GİBİ OLUYOR, ÇOK ŞÜKÜR

1/9/2009 -Kategori: DUSUNCE GUCU

 

Merhaba arkadaşlar,

Nasıl geçiyor ramazanınız?

 

Akşam ezanı çok geç okunuyor, nasıl dayanıcam diye biraz endişelenerek başladığım ramazan ayı, ilk 2 gün tansiyon düşüklüğü nedeni ile yoğun bir baş ağrısı ile başladı. Açlık, susuzluk  hissetmiyorum ama gözlerimi açamıyorum uykudan, birde çok üşüyorum.

 

Sahurdan sonra hemen uyuyamıyorum, daha yeni uyumuş oluyorum ki, bu seferde işe gitmek için kalkıp hazırlanmam için çalıyor telefonumun alarmı.

 

Biraz dengem şaşmış olsada eskiler der ya hani “ Allah veriyo kolaylığını” işte. Her zamankinden daha mutlu, daha huzurlu hissediyorum kendimi.

 

Bu ay televizyonların yayınları daha güzel, insanlar daha iyimser, davetlerden dolayı ya biz bir yakınımızdayız, ya onlar bizde. Sürekli hoş muhabbetler, herkesde engin bir hoşgörü, hayatımızda da bir bolluk bereket hareket hakim çok şükür.

 

Çok seviyorum ramazan ayını. Hani bir içecek reklamında diyor ya çocuk “ keşke her ay böyle olsa” başka bir reklamda da dede diyor ya hani “ nerde kaldın Ramazan”  ben de aynı fikirdeyim valla. Nerde kaldın ramazan, keşke her ay böyle olsa.

 

Keşke insanlar her zaman olumlu olsa, her zaman uyumlu olsa, her zaman duanın gücüne inansa, her zaman şükretmeyi bilse…

 

 

Ve bu sayade mutlulukları, rahatları artsa,

işleri hep rast gitse,

paralarının, sofralarının  bereketi artsa,

sağlıkları, keyifleri, huzurları yerinde olsa,

kazancı bol olan işlerinde  başarı onlardan yana olsa…ve daha bir sürü güzel şey arka arkaya hayatlarına aksa.

 

Sevgili arkadaşlarım, dün dünde kaldı yarın çok geç olabilir.

Bugünden başlayın olumlu olmaya.

 

Olumlu olun, yaşamayı sevin, hayatınıza sahip çıkın.

İnanın ki bu sayade hayat da sizi sevip size sahip çıkacakdır.

 

Hani yıllar önce bir film vardı Tatlı Cadı diye hatırladınız mı? Filmin kahramanı sihir yaratmak için burnunu oynatıyordu.

 

İşte sizin yapmanız gereken de sadece ve sadece olumlu düşünmek.

Hayatınızda olmamasını istediğiniz şeylere değil, olmasını istediğiniz şeylere odaklanmak. Daha detaylı bilgiye DUSUNCE GUCU buradan  ulaşabilirsiniz.

 

Ben kendimi ve herkesi çok seviyorum.

Sizde kendinizi ve herkesi sevin. Herkese sevginizi yollayın.

Kendinize ve çevrenize iyi bakın.

 

Unutmayın güneş her sabah yeniden doğar.
 

Sevgilerimle,

Güngör Ekinci

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

EVET, O BENDİM :-)

22/6/2009 -Kategori: DUSUNCE GUCU

Evet , 17 Haziran gecesi TV8 de yayınlanan Hayata Evet programına bağlanan Güngör Ekinci bendim.

 

R.Şanal Günseli'nin bütün kitaplarını okudum, hatta neredeyse ezberledim. Haftalardır programına bağlanmaya çalışıyordum. Nihayet geçtiğimiz Çarşamba gecesi programa bağlanmak kısmet oldu.

 

Ama buradan  TV8 yetkililerine kısaca seslenmek istiyorum.

Toplumca şifaya, sevgiye, huzura ihtiyacımız olan şu günlerde hazır böyle bir yayına imza atıyorken, programın daha erken saatte yayınlanmasının  çok sevindirici olacağını düşünüyorum. Tamam, pazar günü gündüz kuşağında yayının tekrarı var

ama ozaman da soru yöneltemiyoruz. Bu nedenle canlı yayınla banttan yayının yer değiştirmesi yada canlı yayının erken bir saate çekilmesi gerçekden çok güzel olur.( Ben yayına bağlandığımda saat 01:30'du.)

 

Arkadaşlar R.Şanal “ Kuantum Düşünce Teknikleri “ başta olmak üzere düşüncelerimizin hayatımıza etkisi ile ilgili daha pek çok kitabın yazarı. Düşüncelerimiz sayesinde neleri başarabileceğimizi öğrendikçe DUSUNCE GUCU başlıklı kategorimde sizlerle de paylaşmaya çalışıyorum. Bu tarz programlar nihayet artık şifresiz kanallarda da yayınlanmaya başladı. Artık herkes izleyebiliyor yani. Onun için kendinize bir iyilik yapın ve lütfen bu programı izleyin. Kendinize yapacağınız bu küçük iyilik ile hayatınıza çok büyük bir katkı sağlayacağınıza da emin olun.

 

Hazır yeri gelmişken paylaşmak istediğim bir konu daha var.  Prof.Emoto’nun su kristalleri ile ilgili yaptığı çalışmayı sanırım bir çoğunuz duymuştur.  Kısaca hatırlamak gerekirse ;

Emoto,   mikroskopla yaptığı araştırmalarda, donmuş su kristallerinin dış tesirler karşısında çok değişik şekillerde reaksiyon gösterdiğini keşfeder.  Bu araştırmalara göre su kristalleri, dış çevre tesirlerinin yanı sıra, müzik, söz ve kavramlara da tepki veriyor. Hatta  suyun sadece iyi ve kötü bilgileri, müzik ve sözleri değil, hisleri ve şuuru da kaydettiğini ortaya çıkardı.

Emoto, araştırmasıyla suyun sadece hâfızasının ve bilgi taşıyıcı özelliğinin olmadığını, aynı zamanda kâinatın dilini ve gerçek sevgi titreşimini de yansıttığını ispatlamaktadır. Deneyde iki kavanozun içine haşlanmış pirinç konuyor. Birine “teşekkür” , diğerine “aptal” yazılıyor. Bir ay boyunca bu sözler bu şişelere söyleniyor. Netice çok enteresan: "Aptal" denen kavanozun içindeki pirinçler siyahlaşıyor ve kavanozdan çok kötü koku çıkıyor. Diğerinde ise; pirinç beyaz kalıp, hoş bir koku yayılıyor. Bu da gösteriyor ki, kötü ve iyi sözler, su ve pirincin üzerinde tesirli oluyor.

 

İşte bu deneyi ben de evde yaptım. Aynı marka 2 adet pet şişeye aynı miktarda su koydum. İkisine de aynı miktarda haşlanmış pirinç koydum. Şişelerden birinin üzerine güzel sözler yazıp dua okudum, diğerine negatif sözler yazdım. Günlerce şişelerden birine gülümseyerek bakıp yazdığım pozitif sözleri okudum, diğerine kaşlarımı çatarak bakıp yazdığım negatif sözleri okudum. Arkadaşlar inanın abartmıyorum çok kısa bir süre sonra negatif sözler yazdığım şişedeki pirinçler tuhaf şekiller almaya başadı. Ve bir ayın sonunda pozitif enerji gönderdiğim şişedeki haşlanmış pirinçler hiç haşlanmamış gibi gayet sağlık ve diri bir şekilde duruyordu ve suyun rengi değişmemişti. Negatif enerji gönderdiğim şişedeki pirinçlerse unufak oldu, suyun rengi bulandı ve şişenin de şekli değişti.

 

İşte bu yaydığımız enerjinin ve düşüncelerimizin nelere sebeb olabileceğinin en basit ıspatı. İnanmayan evde kendi de yapabilir.

Sonuç olarak arkadaşlar hiç kimsenin hayatı A’dan Z’ye mükkemmel değil, herkesin kendine göre sorunları var. Ama herkes layığını bulur.  Siz de yeterki iyi olun, olumlu olun, inançlı olun, pozitif olun, inanın ki siz de layık olduğunuz bütün güzellikleri bulursunuz.

 

Bir de hayal kurarken, düşünürken püf noktalara dikkat edin. Neydi bu püf noktalar;

1-       iyice düşünüp ne istediğinize karar verin.

2-       İstediğiniz şey  olmuş gibi hayal kurun,

Örneğin, kilo vermeyi istiyorsanız, kendinizi sağlıklı ince bir bedende hayal edin.

Yada hayallerinizi süsleyen kişiyi, hayatınızdaymış gibi  yani yemekde, yürüyüşde, sinemada, düğününüzde vs..vs..hayal edin.

İşyerinizde bolca satışlar yaptığınızı bol ve berekli paralar kazandığınızı ve bu paraları sevinçle harcadığınızı, kasanızın parayla dolduğunu hayal edin.

3-       Gerçekleşen hayalinizin sesi, kokusu, tadı, rengi, mekanı, zamanı varsa bunları yaşayın, hissedin.

4- Hayal ederken CEK-CAK’lı  MELİ-MALI’lı cümleler kullanmayın.

Kilo vericem değil, veriyorum,

Evlenicem değil, evleniyorum,

Para kazanmalıyım değil, kazanıyorum gibi zamanlar kullanın.

5-   Dualarınızı kabul ettiği için Allaha şükredin.

 

Ağzınızdan çıkana yüreğinizin, zihninizin inanması zaman alabilir. Yazdıklarım size çok komik/ saçma/ tuhaf da gelebilir. Ama lütfen  sabredin, yılmayın ve deneyin, göreceksiniz buna değecek.

 

 Konuyu kısaca toparlamaya çalışacak olursak şöyle diyebiliriz;  
"Ağzınızdan çıkanlara dikkat edin, kaderiniz olurlar" .
yada  " iyi düşünün başınıza iyi şeyler gelsin".
yada  " kaderinizin kölesi değil, hayatınızın efendisi olun".
yada  "  iste, senin olsun, iste sana gelsin".
yada  "bir kişiye kırk kere deli dersen deli olur" demek ki kırk kere akıllı dersen de akıllı olur.
yada"  ne ekersen onu biçersin". demek ki zihnimize ve dilimize, allahın bize güzel şeyler sunduğu fikrini ekersek güzel sonuçlar biçeceğimizden de şüpheye düşmemeliyiz.

Ne ekersek aklımıza,

Onu çekiyoruz hayatımıza yani.

 

Günde sadece 10 dakikanızı Allahı düşünmeye ayırın. Ne kadar büyük bir kuvvetin bizden yana olduğunu düşünmek bile kendinize olan güveninizi artıracaktır. Unutmayın, insanoğlunun gücünün yetmediği şeylere onun gücü yeter.

 

Gülün, kabullenin, sevin, bağışlayın, olumlu düşünün, dua edin, Allaha emanet olun.

Hepinize güneşli günler, müjdeli haberler dilerim.

 

Daha geniş bilgiye DUSUNCE GUCU başlıklı kategorimden ulaşabilirsiniz.

 

Sevgilerimle... Güngör Ekinci,

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Ne Hayallerim Var Bir Bilseniz

13/5/2009 -Kategori: DUSUNCE GUCU

Image Hosted by ImageShack.us

Daha ne hayallerim var bir bilseniz…

Hayal kurmaktan korkmayın arkadaşlar, yeter ki ne istediğinizi tam olarak bilin, ona göre hayaller kurun ve hayalinizin içinde yaşayın. Hayalinizde, olmasını istediğiniz şey sanki gerçekleşmiş gibi davranın ve son olarak şükredin.

Şöyleki;

Hayaliniz gerçekleşmiş,

Çok mutlusunuz,  

Gerçekleşen hayalinizin sesi, kokusu, rengi, tadı varsa bunları hissedin,

Bütün düşündükleriniz mükemmel bir şekilde gerçekleşiyor, son derece mutlusunuz, mutlu olduğunuzu hissedin.

Son olarak bunun için Allaha şükredin, çünkü şükür bereketi doğurur unutmayın. Ne kadar çok şükrederseniz Allah bolluk, bereket kapılarını o kadar çok açacaktır size.

Hastalıktan korkuyorsanız, iyileşmek istiyorsanız, bir ton ilaç kullanıyorsanız, öte yandan da çok hastayım, iyileşemiyorum diyorsanız, üzgünüm dostlar ama iyileşmeyi beklemeyin. Endişeleriniz korktuğunuz şeyleri başınıza getirmekten başka bir işe yaramaz. İyileşmek istiyorsanız öncelikle çok sağlıklı olduğunuza inanmanız, buna odaklanmanız gerekiyor. Hayallerinizde cek-cak’lı, meli-malı’lı lı zamanlara yer yok. Örneğin hayalinizi olaCAK, olMALI gibi cümlelerle kurarsanız, hayalleriniz hep askıda kalır ve olmasını beklersiniz.   

Günde sadece 10 dakikanızı Allahı düşünmeye ayırın. Ne kadar büyük bir kuvvetin bizden yana olduğunu düşünmek bile kendinize olan güveninizi artıracaktır. Unutmayın, insanoğlunun gücünün yetmediği şeylere onun gücü yeter.

Kahve falı bakabilmeyi çok isterdim ama fincana bakınca hiç birşey göremiyorum. Hani görsem belki yorumlıyacağım ama tık yok bende. Buna rağmen yıllardır her Türk kahvesi içtiğimde fincanı ”neyse halim çıksın falim” der kapatırım, fincanı açıncada “ oooo çok güzel şeyler beni bekliyor, herşey çok güzel ” diyorum.

Çok şükür ki hayat ve hislerim beni yanıltmadı. Bugün sevdiklerimle birlikte, mutlu, huzurlu, güvende, sağlıklı bir yaşam sürüyorum.

Daha da güzeli, tatlı sürprizlerle dolu, sağlıklı, başarılı, mutlu, patronunun ben olduğum uzun bir ömür de beni bekliyor.

Eee daha ne olsun, daha da güzeli sizin olsun…

Aşağıdaki makalenin yazarını bilmiyorum ne yazık ki.Ama benim makalemi destekleyen bilgileri içerdiği için aşağıya ekliyorum. Tüm hayallerinizin gerçek olması dileği ile…

Sevgilerimle, Güngör Ekinci

İstediğiniz her şeyi gerçekleştirebilirsiniz.

Evet, size garanti veriyorum ki yaşamınızda istediğiniz her şeyi gerçekleştirebilirsiniz. Sizi bundan hiç bir kişi, koşul ve ortam alıkoyamaz. Nasıl mı? Yaşamla birlikte her şeyi zorlaştıranlar, karamsarlık yaymaktan başka bir iş bilmeyenler buna hemen tepki verecekler ama size yaşamınızda her şeyi başarabileceğiniz bir formül vereceğim, siz bunu uygulayın daha sonra bana bunun çalışıp çalışmadığını anlatırsınız. Bu daha önce başarılı olmuş insanlar tarafından kullanıldı, halen başarılı olmak isteyenler tarafından kullanıyorlar. Bu inanılması gereken bir şey değil uygulanması gereken bir yoldur. Yapın kazanacaksınız, istediğiniz her şey yerine gelecek, ne istiyorsanız ona sahip olacaksınız.

Birinci adım: Siz tam olarak ne istiyorsunuz? Nedir istediğiniz?

Bir kağıt kalem alın ve istediklerinizi yazın. Zihninizde tamamıyla netleşmeli istediğiniz şey, hiç bir şüphe kalmamalı. “Ben tam olarak ne istiyorum? diye sorun kendinize ve cevabı hızla verip çıkmayın işin içinden, bırakın cevap kendisini koysun ortaya. Amaçlarınızı en geniş şekilde yazın.

İkinci adım: İnançlarınızı oluşturun. İsteklerinizi destekleyen inançlar oluşturun, aynı zamanda da bu amaçlarınıza karşı olan eski inançlarınızı temizleyip atın. Örneğin başarılı bir iş kurmak amacında olduğunuzu varsayalım, bununla birlikte para ve zenginliğin kötü olduğuna dair inançlarınız varsa başarılı olmanız mümkündeğildir, ne kadar uğraşsanız da bu olumsuz inançlar sizin yükselmenizi engelleyecektir. Bilinçaltınızı sizi destekleyen inançlarla doldurun. İsteğinizin gerçekleşmiş olduğunu düşünün, bunun coşkusu ve hissiyle titreyin. Hayalinizde başarıyı canlı resimlerle görün, sesleri duyun,kokuları alın, tamamıyla hissedin her şeyi.

Üçüncü adım: Esnek olun ve kendinizi geliştirmeyi sürdürün. Başarılı bir iş kurmak amacındaysanız, örneğin bilgisayar teknikleri üzerine bir iş kurduğunuzu varsayalım; bu alanda ki gelişmeleri iyi takip etmeli,pazarda neler olup bittiğini bilmeli, konuyla ilgili insanlarla tanışıp çevre edinmeli ve gerekiyorsa ani değişikliklere hazır olmalısınız. Piyasa kötü diye kendinizi piyasaya değil, piyasayı kendinize uyduracak girişimleri hızla bulup hayata koyacak esnekliğe sahip olmanız gerekiyor. Yaşamda esnek olmayan her şey kırılır. Esneklik başarının yarısıdır. Diğer önemli nokta da kendinizi geliştirmeyi bırakmamanız. Zavallı kafası taşıyan birinin büyük bir sanatçı, büyük bir iş adamı, büyük bir müzisyen, büyük bir yazar olabilmesi mümkün mü? her şey zihinde başlar. Olmasını istediğiniz şey ilk önce zihninizde olmalıdır. Zihninizi değiştirdiğinizde hayatınız da değişir.  O halde amaçlarınıza yönelik bir zihne sahip olmalı, yaşamdan her gün birşey öğrenmeyi bırakmamalısınız. “Hep istiyorum ama hiç bir şey olduğu yok “ diyen bir çok insan biliyorum. Ve onlarla biraz konuşup ta bir kaç soru sorduğumda ne istediklerini gerçekten bilmediklerini görüyorum. Ardından buna kendileri de şaşırıyorlar. Gerçekten bu zamana kadar başardığınız herşey zihninizde şüphe etmeyecek şekilde inandığınız ve başaracağınız dan emin olup gerçekten istediğiniz şeylerdir. Sizin inanmadığınız bir şeyi başardığınız oldu mu? Ne istediğini bilmek başarının ilk adımıdır. Siz bu yaşamdan ne istiyorsunuz? Oyuncular yaşamda ne istediğini bilen ve ne yapıyorsa bilinçli yapan, başarıyı şimdiden yaşayan bireylerdir. Seyirciler yaşamdan ne istediklerini bilmeyen, (ki bunun için seyirci kalmaktadırlar) kararsızlık içinde bir oyana bir buyana sallanan, günlerini böyle geçiren,umutsuzluk ve karamsarlık yayan bireylerdir. Herkes, “ben yaşamdan ne istiyorum? sorusunu sorarak ve ne istediğini tespit edip harekete geçerek hemen oyunculaşabilir. Şimdi bu son cümleyi yazarken bir mektupta anlattığım bir karsılaştırma geldi aklıma. Onu burada sizinle de paylaşmak istiyorum: Muhakkak rastlamışsındır: Bakkala küçük bir çocuk girer, bakkal amca ona ne istediğini sorar. Çocuk utanır, sıkılır, raflarda çikolatalara, gofretlere bakar ama bir türlü bilemez ne istediğini. Bakkal amca saymaya başlar neler verebileceğini. O kararsızdır. Bakkal amca saymaktan sıkılır, oflamaya başlar…Bir bakkal amcadır yaşam. Biz ondan ne istiyorsak onu verir bize.Aslında bu zamana kadar iyi ya da kötü ne yaşamışsak hepsi bakkal amcadan istediklerimizdir. O halde ondan iyi şeyler istemek olmalı işimiz. Siz ne istiyorsunuz? Bu bakkal amcada aklınıza gelebilecek her şey var. İyide var, kötüde, mutlulukta var acı da, zevk de var hüzünde, sevgi de var güzellikte; hadi seçin bakalım. Ne versin size bakkal amcanız?

ALINTI

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Eğer Hasta Olmak İstemiyorsan...

15/9/2008 -Kategori: DUSUNCE GUCU



Hayatımızda her zaman herşeyin mükemmel olmadığının, yolunda gitmeyen şeyler olduğunun tabiki  ben de farkındayım... Ama mühim olan bardağın boş tarafına değil dolu tarafına odaklanabilmek herhalde. Hani deriz ya “ herşey olacağına varır “ diye, gerçekten çok doğru. Yaşamda çoğu zaman ne kadar mücadele etsek de müdahale edemediğimiz şeyler olabiliyor ve sonunda herşey olacağına varıyor. Kaderimizde varsa mutlaka yaşıyoruz, kısmetimizde varsa mutlaka bizi buluyor...

 

Eee ozaman ???

 

Gülün arkadaşlar gülün...

 

Gülün, kabullenin, sevin, bağışlayın, olumlu düşünün, dua edin, Allaha emanet olun.

Hepinize güneşli günler, müjdeli haberler dilerim.

 

Sevgilerimle... Güngör,

 

 
Eğer hasta olmak istemiyorsan, karar vermelisin.
kararsız kisi güvensiz, endise ve ıstırap icinde olur. kararsızlık endişeleri, sorunları ve catışmaları cogaltır. İnsanlık tarihi kararlardan oluşur. Karar vermek, digerlerinin kazanması icin vazgecmeyi ve avantajları kaybetmeyi kesinlikle bilmektir.
kararsız kişiler mide rahatsızlıgı, sinir hastalıkları ve cilt sorunlarının kurbanlarıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan, oldugundan farklı yaşama.

Gercegi saklayan, rol yapan, her zaman mutlu oldugu görüntüsü veren, mükemmel görünmek isteyen kişi tonlarca agırlıgı biriktirmektedir. Ayagı kilden olan bronz bir heykeldir. Aldatıcı görünerek yaşamak kadar saglık icin kötü birşey yoktur. kaderleri ilac, hastane ve acıdır.


Eğer hasta olmak istemiyorsan, Kabullen.
Reddedicilik ve kendine saygı eksikligi, kendimizi kendimize yabancılaştırır. Kendimizle barışık olmak saglıklı yaşamın anahtarıdır. Bunu kabul etmeyenler kıskanc, taklitci, aşırı rekabetci ve yıkıcı olurlar. Eleştirileri kabullen. Bu bilgelik, akıllılık ve terapidir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan, cözümler bul.

Olumsuz kişiler cözüm bulamazlar ve sorunları büyütürler. üzülmeyi, dedikoduyu ve kötümserligi tercih ederler. karanlıgı kovmak icin kibrit yakmalı. Arı ufacıktır fakat varolan en tatlı şeylerden birini üretir. Biz ne düsünüyorsak oyuz. Olumsuz düsünce hastalıga dönüşen negatif enerji üretir.

Eğer hasta olmak istemiyorsan, Güven.

Güvenmeyen  kişi iletişim kuramaz , acık degildir, derin ve saglam ilişkiler geliştiremez, gercek arkadaşlıkları nasıl kurabilecegini bilemez. Güven olmadan bir ilişkide olamaz.Güvensizlik sendeki inancın azlıgıdır.

Eğer hasta olmak istemiyorsan, Hayatı üzgün yaşama.

Mizah.Kahkaha.Huzur.Mutluluk. Bunlar saglıga güc verir ve daha uzun bir yaşam getirir. Mutlu kişi yaşadıgı cevresini geliştir. iyi mizah bizi doktorun elinden korur. Mutluluk saglık ve terapidir.

ALINTI.

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

Çiçeğe Durmuş Kiraz Ağaçlarını İzlemek Sizi de Mutlu Eder mi?

Merhaba, Yazdığım şiirler, yazılar, okuduğum kitaplardan yada biryerde duyup hoşuma gittiği için not ettiğim sözler birikince, keşke gazetede bir köşem olsa da bunları başkalarıyla da paylaşabilsem diye düşünmeye başlamıştım.Derken blog oluşturmaya karar verdim.Ben zevkle hazırladım.Umarım sizde bloğumda dolaşırken zevk alırsınız. Hepinize yakasına sevgi takılmış kocaman mutluluklar diliyorum. Sevgilerimle... Güngör Ekinci

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro