TÜYAP 31 Ekim - 8 Kasım 2009

25/10/2009 -Kategori: GENEL BiLGiLER

Hayranı olduğunuz şair ve yazarlarla da tanışma imkanı bulabileceğiniz,  28. İstanbul Kitap Fuarı günleri yaklaşıyor arkadaşlar. Aşağıda verdiğim linkden imza günlerine göre sizde  ziyaret gününüze karar verebilirsiniz.

Ben verdim bile, karşılaşabilmek dileği ile sevgiler.

http://www.tuyap.com.tr/webpages/kitap09/imza-gunleri.php

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi - Beylikdüzü’nde, 31 Ekim - 8 Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlenecek olan 28. İstanbul Kitap Fuarı’nda geri sayım başladı.

Yurt içi ve yurt dışından 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen 28. İstanbul Kitap Fuarı’nda uluslararası etkinliklerin yanı sıra söyleşi, panel, şiir dinletisi, atölye ve çocuk aktiviteleriyle birlikte 297 etkinlik düzenlenecek.

Uluslararası Salon

Fuarda bu sene okurları karşılayacak önemli bir yenilik ilk kez açılan Uluslararası Salon’dur. 27 ülkeden yayıncılar, editörler ve yayıncılar birliği temsilcilerinin yer alacağı Uluslararası Salon, fuarın ilk dört günü 31 Ekim - 3 Kasım 2009 tarihlerinde, 11.00-18.00 saatleri arasında açık kalacaktır. Uluslararası Salona bu sene ilk kez Avrupa Kültür Merkezleri: Fransa, Finlandiya, İspanya, Hollanda, Romanya, İsveç, İsviçre ve İtalya ortak bir standla katılırken, salonun diğer katılımcıları Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Venezüela Bolivar Cumhuriyeti, Yunanistan, Romanya ve Fransa’dan yayıncılar ve editörlerden oluşuyor.

Bağımsız bir edebiyat topluluğu olan Literature Across Frontiers ise Bask, Çek Cumhuriyeti, Galler, Estonya, Macaristan, Katalonya, Litvanya, Letonya, İskoçya, İrlanda, Polonya, Portekiz ve Slovenya’yı temsilen fuara katılıyor. 

Uluslararası salon içinde bulunan Forum alanı dört gün boyunca çok sayıda yazarı ağırlayacak ve sektörel etkinliğe ev sahipliği yapacak. Salon içinde ayrıca çevirmenlerin bir arada olacağı çeşitli çeviri etkinliklerinin düzenleneceği bir buluşma noktası olarak Çeviri Merkezi de bulunacak.

Kitapseverlerin katılımına açık olan Uluslararası Salon kapanış günü olan 3 Kasım 2009 Salı akşamı saat 18.00’e kadar ziyaret edilebilir.

Saygılarımızla,

TÜYAP A.Ş

Detaylı bilgi için

http://www.tuyap.com.tr/webpages/kitap09/index.php

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TİYATRO TELEFONLARI

22/10/2009 -Kategori: GENEL BiLGiLER

 

İSTANBUL 

İBB Şehir Tiyatroları Sahneleri

 

Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Darül Bedayi Caddesi Harbiye /İstanbul

0212 240 77 20

 

Fatih Reşat Nuri Sahnesi

Unkapanı Fatih / İstanbul

0212 526 53 80

 

Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi

Doğancılar Halk C Doğancılar Parkı Karşısı 81160 Üsküdar / İstanbul

0216 333 03 97

 

Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

Kadıköy İskele Meydanı 81300 Kadıköy / İstanbul

0216 349 04 63

 

Gaziosmanpaşa Sahnesi

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Meydanı Gaziosmanpaşa / İstanbul

0212 578 60 67

 

Ümraniye Sahnesi

Alemdağ Cad. Ümraniye / İstanbul

0216 461 85 22

 

İstanbul  Devlet Tiyatrosu Sahneleri

 

AKM Büyük Salon

İnönü Mah. Gümüşsuyu Cad. Taksim / İstanbul

0212 245 25 90

 

Taksim Sahnesi

Sıraselviler Sadesi Taksim / İstanbul

0212 249 69 44

 

Aziz Nesin Sahnesi

Sıraselviler Caddesi No:39 Taksim / İstanbul

0212 245 25 90

 

Oda Tiyatrosu

İnönü Mah. Gümüşsuyu Cad. Taksim / İstanbul

0121 245 25 90

 

İstanbul'daki Diğer Salonlar

 

Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Sahnesi

Şahkulu Bostan Sk. No: 8 Tünel Beyoğlu / İstanbul

0212 293 12 70

 

Profilo Kültür Merkezi

Profilo İş Merkezi içi. Mecidiyeköy / İstanbul

0212 216 93 14

 

İSM 2. Kat

İstanbul  Sanat Merkezi, Tarlabaşı Bulvarı,

No: 120 - 122, Beyoğlu, İstanbul

0212 251 60 60 / 0212 254 96 96

 

Ortaoyuncular Sahnesi

İstiklal Caddesi, Halep İş Hanı No:140 Beyoğlu / İstanbul

0212 251 18 66 / 0212 251 18 65

 

Oyun Atölyesi Sahnesi

Dr. Esat Işık Cad., No: 15, Moda / Kadıköy

0216 418 46 49 / 0216 345 39 39

 

Akbank Kültür Sanat Merkezi

İstiklal Caddesi No:16 Beyoğlu / İstanbul

0212 252 35 00

 

Kent Oyuncuları Sahnesi (Kenter Tiyatrosu)

Halaskargazi Caddesi, No:35 Harbiye / İstanbul

0212 246 35 89 / 0212 247 36 34

 

Beşiktaş Kültür Merkezi

Hasfırın Sokak No:75 Beşiktaş / İstanbul

0212 260 11 56 / 0212 227 64 63

 

Mustafa Kemal Kültür Merkezi Salonu

Uğur Mumcu Caddesi No.8 Akatlar / İstanbul

0212 351 93 94

 

Muammer Karaca Tiyatrosu

İstiklal Caddesi Muammer Karaca Çıkmazı No:3 Galatasaray / İstanbul

0212 252 59 35

 

Yunus Emre Kültür Merkezi

Ataköy 9-10. Kısım Atrum Yanı Baruthane Binası Ataköy / İstanbul

0212 661 38 95 / 0212 661 19 41

 

                                                                                                          

Atlan Erbulak Sahnesi

Sayfiye Sokak No:2 – Bakırköy / İstanbul

0212 543 73 28

 

Bostancı Gösteri Merkezi

Bostancı Merkez Lunapark Yanı Bostancı / İstanbul

0216 384 72 10

 

Yayla Sanat Merkezi Sahnesi

Maltepe Sahil Yolu, Süreyyapaşa Tesisleri Maltepe / İstanbul

0216 383 99 20 - 21

 

Kadıköy Halk Eğitim Merkezi Sahnesi

Bahariye Cad. No. 39 Adliye Yanı Kadıköy / İstanbul

0216 336 12 00 – 0216 337 84 88

 

Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi

Reşitpaşa Caddesi Avcılar / İstanbul

0212 509 90 55

 

Olivium Sahnesi

Prof. Muammer Aksoy Cad. No: 1/1 Zeytinburnu / İstanbul

0212 547 74 53

 

Mecidiyeköy Kültür Merkezi

Büyükdere cad. Akıncı bayırı Sok. Kat otoparkı kat: 6 Şişli / İstanbul

0212 288 90 72 

 

 

Ümraniye Kerem Yılmazer Sahnesi

Haldun Alagaş Spor Tesisleri Ümraniye / İstanbul

0216 461 85 22

 

Kocamustafa Paşa Çevre Tiyatrosu

Çevre Tiyatrosu, Arabacı Beyazıt mah.

Kuvayi Milliye cad. Çevre sokak. Kocamustafapaşa / İstanbul

0212 585 59 35

 

Afife Jale Sahnesi

Dereboyu Caddesi Dere Çıkmazı Sokak No:1 Beşiktaş / İstanbul

0212 261 27 91

 

Eski Dormen Tiyatrosu (Çığır Sahne)

Ergenekon Cad. No :98 Pangaltı - İstanbul

0212 241 27 37

 

Kartal Sanat Tiyatrosu Sahnesi

Hükümet Cad. No: 2 Kartal / İstanbul

0216 389 25 23

 

Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi

Moda cad. Nailbey sok. No:37 Kadıköy- İstanbul

0216 418 95 49

 

Eren Uluergüven Sahnesi

Sıraselviler Caddesi No:70 Taksim / İstanbul

0212 245 44 60

 

İş Kültür Sanat Sahnesi

İş Kuleleri Pembegül Sok. Büyükdere Cad. 34330 Levent / İstanbul

0212 316 00 00

 

Küçük Sahne (Sadri Alışık Tiyatrosu)

İstiklal Caddesi Atlas Sineması Pasajı Beyoğlu / İstanbul

Telefon: 0212 245 24 90

 

Stüdyo Drama

İstiklal cad. Sakızağacı sok.No:33 Beyoğlu / İstanbul

0212 244 7712

 

Hadi Çaman Tiyatrosu Sahnesi

Teşvikiye Cad. No:160 Nişantaşı / İstanbul

0212 2193629

 

Maya Sahnesi

İstiklal Cad. Halep Pasajı 2.Kat İstanbul

0212 252 74 52

 

Akadlar Kültür Merkezi

Zeytinoğlu Cad. No:8 Akadlar / İstanbul

0212 351 93 94

 

ANKARA

Ankara Devlet Tiyatrosu Sahneleri

 

Büyük Tiyatro

Atatürk Bulvarı No:50 Opera / Ankara

0312 324 22 10

 

Küçük Tiyatro

İstiklal Cad. Çirmen Sk. Sk. 8 Ulus / Ankara

0312 311 11 69

 

Şinasi Sahnesi

Tunus Cad. 92 Kavaklıdere / Ankara

0312 467 17 45

 

Yeni Sahne

Tuna Cad. No:5 Kızılay / Ankara

0312 431 38 87

 

İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi

Devlet Tiyatroları Sosyal Tesisleri Şahinbaş Atölyesi Macunköy / Ankara

0312 397 33 62

 

Altındağ Tiyatrosu

Babür Cad. No:40 Altındağ / Ankara

0312 316 59 02

 

Mahir Canova Sahnesi

Kara Kuvvetleri Eğitim Ve Doktrin Komutanlığı Balgat / Ankara

0312 285 09 81

 

Mavi Sahne

Migros Sanatolia Sahnesi

0312 426 26 29

 

Nüans Tiyatro Sanat Evi

Mithatpaşa Cadç No:18 Kızılay

0312 431 10 98

 

Oluşum Tiyatrosu Ve Drama Atölyesi

Büklüm Sk. No:22/5 Kavaklıdere / Ankara

0312 417 84 56

 

Ankara Sanat Tiyatrosu Sahnesi

Ihlamur Sokak, No: 6/B Yenişehir / Ankara

0312 417 76 76 / 312 425 02 56

 

Ekin Sanat Merkezi

Menekşe 1 Sokak, No: 8 Kızılay / Ankara

0312 419 56 56

 

Çan Tiyatrosu

Adnan Saygun Cad. No:6/8 Sıhhiye / Ankara

0312 312 64 26

 

Çankaya Belediyesi Şehir Tiyatroları

Kennedy Cad. No: 4 Kavaklıdere / Ankara

0312 467 40 82

 

Çiğiltepe Sahnesi

Tunus Cad. No:92 Kavaklıdere / Ankara

0312 349 42 91

 

İZMİR

İzmir Devlet Tiyatrosu Sahneleri             

 

Konak Sahnesi

İzmir Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Konak / İzmir

0232 483 50 35

 

Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi

Tiyatro Sok. No:43 Karşıyaka / İzmir

0232 369 64 87

 

DİĞER ŞEHİRLERİMİZDEN

 

ESKİŞEHİR 

Eskişehir Şehir Tiyatrosu Yunus Emre Kültür Merkezi

İki Eylül Caddesi Vardar İş Merkezi Kat 1 No 7 Eskişehir

0222 220 21 35 / 0222 330 45 00

 

BURSA 

Devlet Tiyatrosu Ahmet Vefik Paşa Sahnesi

Atatürk Caddesi Heykel / Bursa

0224 221 29 44

 

ADANA 

Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi

0322 352 33 55 / 103

 

TRABZON 

Trabzon Devlet Tiyatrosu Atapark Büyük Sahne

T. D.T Müdürlüğü Haluk Ongan Sahnesi 61040 Atapark / Trabzon

0462 230 21 95

 

VAN

Van kültür Merkezi Sahnesi

Kültür Merkezi Müdürlüğü - Van

0432 214 41 06

 

DİYARBAKIR 

Orhan Asena Sahnesi

Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Diyarbakır

0412 228 79 49

 

KONYA 

Devlet Tiyatrosu Sahnesi

Devlet Tyatrosu Mdürlüğü Konya

0332 350 80 13

 

SİVAS 

Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi

Devlet Tiyatrosu Müdürlüğü Sivas

0346 225 79 94

 

KOCAELİ 

Süleyman Demirel Kültür Merkezi

0262 323 38 36 / 0262 311 59 00

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Kendinize Güveniniz Artsın!

15/11/2007 -Kategori: GENEL BiLGiLER

 

 

Her insanın kendisine güven ve güvensizlik duyduğu genel bir tutumu, yaşama bakışı vardır. Kendine güven, insanın kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır. İnsanlar yaşamlarının bazı alanlarında kendilerine fazla güvenirken, kimi alanlarda fazla güven duymayabilirler. Peki kendine güven nasıl oluşur ve kendine güveni geliştirmenin yolları nelerdir? İşte cevabı:
Kendine güven kişiye yaşamım denetimimde duygusu verir. Bu duygu yine de insanın her şeyi yapabileceği değil, beklentilerin gerçekçi tutulduğu anlamına gelir. Güvenli insanlar, bazı beklentileri gerçekleşmese bile, kendilerini kabul etmeyi ve olumlu düşünmeyi sürdürürler. Güvensiz kişilerin, kendilerine ilişkin duyguları başkalarına ve onlardan alacakları onaya bağlıdır. Başarılı değil başarısız olmayı bekler ve o korkuyla, risk almaktan kaçınırlar. Kendilerine düşük değer biçerler, kendilerine söylenen olumlu sözleri görmezden gelir ya da dikkate almazlar. Oysa, kendine güveni olan kişiler, kendi yeteneklerine güvendiklerinden, diğerlerinin onayına bağlı kalmazlar. Kendilerini kabul etme eğilimindedirler, bunun için istemedikleri şeyleri yapmak zorunda olduklarını düşünmez, haklarına başkalarının haklarına tecavüz etmeden sahip çıkarlar.
 
Kendine Güven Nasıl Oluşur?
 
Kendine güvenin gelişimini etkileyen pek çok etken olmakla birlikte, özellikle çocukluk döneminin ilk yıllarında ana-baba tutumları insanın kendisi hakkındaki duygularının oluşumunda son derece önemlidir. Ana-babadan biri ya da her ikisi, aşırı derecede eleştirel ve yüksek beklentili ise ya da aşırı korumacı ve bağımsızlığı engelleyiciyse, çocuklar kendilerinin yeteneksiz, yetersiz ve değersiz olduğuna inanabilir. Oysa ana-babalar çocuklarının girişimlerini destekler, gelişimlerini alkışlar, hata yaptıkları zamanlarda doğrusunu bulmalarına yardımcı olurken, onları sevmeye ve kabul etmeye devam ederlerse çocuklar da kendilerini kabul etmeyi, sevmeyi ve güvenmeyi öğrenebilirler. Kendine güven eksikliği, mutlaka yetenekten yoksun olunduğu anlamına gelmez. Bu eksiklik, diğer insanların, özellikle ana-babanın, çevre ve toplumun gerçek dışı beklenti ile ölçütlerine fazla yoğunlaşmanın bir sonucudur. Bu noktada kendine güvensizliğin hiç bir şekilde değişmeyeceğini düşünmek de son derece yanlış olur.
 
Kendine Güveni Olumsuz Etkileyen Varsayımlar
 
Dış etkilere karşı korunmak için insanlar bazı gerçekdışı düşünceler geliştirirler. Bunların bazıları yapıcı, bazıları ise yıkıcıdır. Kendine güveni olumsuz etkileyen bir kaç düşünce şekli ve onların gerçekçi seçenekleri şu şekilde sıralanabilir:
 
“Herkesin sevgisini ve onayını kazanmalıyım.”
Bu mükemmeliyetçi, ulaşılamaz bir hedeftir ve kişinin değerini tamamen başkalarının onayına bırakır, adeta başkalarına bağımlı gibi yaşamayı getirir. Oysa ki kişisel değer ve ölçütler geliştirmek daha olumludur.
 
“Tüm önemli alanlarda yetenekli, yeterli ve başarılı olmalıyım.”
Bu da mükemmeliyetçi, ulaşılamaz bir hedeftir ve kişisel değerimizi başarıyla ölçmeye dayanır. Oysa başarı doyurucu olabilse de sizi daha değerli kılmaz. Değerli olma, her insanın doğuştan sahip olduğu bir özelliktir.
 
“Bugünkü bütün duygu ve davranışlarımı geçmişim belirler.”
Güven duygusunun çocukluk döneminde dış etkilerden daha fazla zarar görebildiği doğrudur, ancak yaşınız ilerledikçe bu etkilerin neler olduğuna ilişkin bir bilinç ve bakış açısı kazanabilir ve yaşamınız üzerinde ne gibi etkilere izin vereceğinize siz karar verebilirsiniz. Geçmişteki olayların gölgesinde umutsuzca yaşamak zorunda değilsiniz.
 
 
Kendine Güvene Zarar Veren Düşünce Tarzları
 
Aşağıda örnekleri verilen bazı düşünme biçimleri insanın kendine olan güvenini sarsar ve olumsuz etkilere karşı savunmasız hale getirir:
 
Ya hep ya hiççilik:
Kişi her şeyi tam ve mükemmel yapmayı bekler, bu nedenle ya tamamen ondan vazgeçer ya da sürekli kendisini kötü hisseder. Oysa ‘bir her şeyi tam olarak yapmak’ fikrinin kendisi ne kadar doğrudur? “Çok iyi yapamadığımda, tamamen başarısızım.”
 
Genellemek:
Karamsar bir bakış açısıyla her köşe başında pusuya yatmış bir felaketle karşılaşmayı bekler. Bir şeyin sonucunu ve değerini tek bir davranış ya da göstergeye bağlar. “Biyoloji sınavında düşük aldım, asla tıbba giremeyeceğim.”
 
Etiketlemek:
Etiketlemek, kişiyi tek bir davranışla ya da özellikle yargılamak anlamına gelen, suçluluk duygusu getiren, basit bir süreçtir. “Hep kaybediyorum, ama bu benim hatam.” Olumsuza seçici dikkat. İyi olan hiçbirşey, kötüler kadar önemsenmezler. Önemsiz bir eleştiri, sıradan yapılmış bir yorum, olumsuz bir ayrıntı bütün gerçeği gölgeler. İltifatlar göz ardı edilir. “Bir turda beş satranç oyununu kazandım, ancak sonuncuyu kaybedince moralim çok bozuldu.” “Bu kıyafetimi mi beğendin? Oysa beni şişman gösteriyor.” Duyguların doğruluğunu sınamadan kabullenmek. Olumsuz bir duyguya insan başkalarının etkisinde kalarak kapılabilir ve bu gerçekleri yansıtmadığı halde öyleymiş gibi algılanır. “Kendimi çirkin buluyorum, böyle hissettiğime göre,demek ki öyleyim.” “-meli, -malı” cümleleriyle düşünmek. “-meli, -malı” ile biten cümleler genelde mükemmeliyetçi özelliğe işaret eder ve kişilerin kendi istek ya da arzularından çok başkalarının beklentilerini yansıtır. Gerekliliklere takılır. “Üniversiteye gelen herkesin bir meslek planı olmalı. Benim olmadığına göre, bende bir sorun var.”
 
 
Kendine Güveni Geliştirmenin Yolları
 
İlk çocukluk döneminde kişinin kendi ana-baba tutumunu değiştirmede ve çevresini belirlemede çok az gücü vardır, oysa bu sonraki yıllarda artar. Kişi bilinçli bir seçim ve çabayla olumsuz deneyimlerini olumluya çevirebilir. Gençlik döneminde insanın kendisi hakkındaki düşüncelerinde arkadaşların etkisi, ailenin ya da büyüklerinkinden çok daha güçlü hale gelir. Üniversite yıllarında öğrenciler, değerleri yeniden gözden geçirip kendi kimliklerini oluştururken arkadaş etkisine daha açık hale gelirler. Bu bağlamda, kendinizi olumsuz hissetmenize yol açan arkadaşların sizin için uygun olmadığına karar verebilir, onlardan uzaklaşmayı seçebilir ve yeni olumlu arkadaşlıklar kurabilirsiniz.
Aşağıda olumsuz düşünme tarzlarından kaçınıp kendinize olan güveninizi artırmanın beli başlı yolları sıralanmıştır:
 
İyi yanlarınızı görün:
Yapabildiklerinizi göz ardı etmeyin, yapamadıklarınızda da gösterdiğiniz emek ve çabayı takdir edin. İşe yapabildiklerinizle başlamak, kaçınılmaz olabilen sınırlarınızı kabulde size yardımcı olacaktır.
 
İçsel değerlendirme yapın:
Kendinizi değerlendirdiğiniz kendi iç değer ve ölçütleriniz olsun, gelişmenizi onlarla kıyaslayın. Başkalarıyla olan rekabetin sonucuna ya da toplumun genel geçer beklentilerine bağımlı kalmayın. Başkalrını da dinleyin ancak onların fikirlerini doğrudan kabul etmek yerine aklı seliminizle değerlendirmeyi öğrenin. Hiçbir konuda tek ve mutlak doğrular olmadığını sık sık kendinize hatırlatın. Başkalarının söylediklerinden çok kendi geliştirdiğiniz olumlu sesinize kulak verin.
 
İçsel konuşmalarınız olsun:
Kendi kendiyle içsel bir ses geliştirin ve onu kendinizi zararlı etkilere karşı korumada kullanın. Olumsuz düşüncelere kapılırken kendinize “dur” deyin ve daha mantıklı karşıt düşünceler, seçenekler geliştirin.
 
Risk alın:
Yeni deneyimleri, kazanıp kaybedilecek sınavlar olarak değil, bir şeyler öğrenmek için birer fırsat olarak görün. Böylece zorlayıcı yaşantılarda kendinizi yıpratmak yerine geliştirebilirsiniz. 
 
SİHİRLİ ANLAR
 
Bu kategorideki önceki yazılara ulaşmak için " ÖNCEKİ " butonunu tıklayınız

Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

İŞ GÖRÜŞMESİNDE BEDEN DİLİ

7/11/2007 -Kategori: GENEL BiLGiLER

 

İş görüşmeleri sırasında kendimizi rakip sahadaymış gibi hissederiz. Bunun nedeni bilmediğimiz bir ortamda kendimizi gergin hissetmemiz. Çünkü orası bizler için adeta bir arena. Karşımızdaki matadora karşı galip gelmeye çalışırız.

O halde bu arenada neler yapmalıyız.

Herşeyden önce iş başvurusu yapacağınız kurumu, stratejilerini, misyonunu, ürünlerini bilmeniz gerekir. İş başvurusunda bulunduğu işletmeyi tanımayan kimsenin şirket kültürüne geç adapte olacağına inanılır.

Görüşmeye son derece uygun, şık ama abartılmamış bir kıyafetle, mümkünse takım ile gitmeli. Bayanların da takım elbise giyinmesi uygun olur ama etek (mini olmamalı), ceket, gömlek uyumluluğunda bir kıyafet de oldukça uygun olabilir.

Ayakkabılarınız çamursuz ve boyalı olmalı.

Beyler traşlı ve temiz kokular sürünerek, bayanlar hafif makyajlı ve yine ağır olmayan hafif bir parfüm kullanarak gitmeliler.

Görüşmeye 5 dakika da olsa sakın geç gitmeyin. Görüşmenin önemli kriterlerinden biri zamanı kullanma becerisidir. Artık işletmeler zamanını uygun ve etkili kullanan personele yatırım yapıyor. Daha ilk dakikada gecikerek zamanlama konusunda kötü puan almak istemezsiniz değil mi? Gecikiyor olmanız size negatif puan kazandırmanın dışında,
o görüşmeye soluk soluğa girmenizi ve konuşmanızın ahenginin bozulmasını sağlar. Bu da kendinizi ifade etmede size sıkıntılar yaşatır. Trafik durumu, hava durumu, evinizin iş yerine uzaklığı, çalmayan saatler vs... artık kimsenin umrunda olan şeyler değil.
Bilgisayar, internet çağının nimetlerinden yararlanın ve hava durumunu, yol durumunu önceden kontrol edin. Erken uyanmanız gerekiyorsa ve saatinize güvenmiyorsanız, Telekom'un otomatik uyandırma servisine uyandırma talimatı bırakın, ama sakın mazeret
bildirmeyin (çok ciddi bir sebebiniz yoksa).

En fazla 10 dakika önce, ideali 5 dakika önce görüşme yerinde bulunmak ve ortamı analiz etmek sizin için iyi olur. Çevrede bulunan insanları rahatsız etmeden gözlemleyin ve durumunuz uygunsa kat sekreterinden kurum ile ilgili bilgi almaya yönelik sohbetlerde
bulunun.

Görüşme sırasında elinizde çantanız ve ajandanız ya da en iyisi PALM gibi teknik bir ajandanızın olması size çok şey kazandırır. Çantanızı açtığınızda içinde devlet arşivi varmış gibi dağınık bir görüntü olmamasında yarar var. Görüşmenizde not almanız gerekebilir; o açıdan ajandanızı ya da palminizi etkili kullanın.

Size ikram edilen çayı, kahveyi mutlaka kabul edin ve o ortamın bir parçasıymışsınız rahatlığında davranın.

Görüşmeye karşınızdakine sempatik bir tarzda selam vererek başlayın. Tebessüm etmeniz size puan kazandırır.

Görüşmeye erken gidip ortamda aldığınız ilk imajın kısa bir özetini yapmanızda ve bunun hoş bir izlenim olduğunu belirtmenizde yarar var.

Tokalaşmanız ne ezik ne de üstünlük taslayıcı bir tarzda olmalı. Tokalaşmanız samimi olmalı. Aşırı hafifi tarz güvensizliğinizi, aşırı sert tarz kompleksinizi ortaya koyar.

Görüşmeniz sırasında karşınızdakinin gözlerine çok rahatsız etmeden bakın.

Oturma alanınızı belirleme şansı varsa (bazı işletmelerde görüşme odaları vardır) Sırtınızı boşluğa (kapı, pencere v.s.) gelmemesine dikkat edin. Sırtınızın boşlukta olması sizin kendinizi boşlukta hissetmenize sebep olabilir ya da her açılan kapıda geri dönüp bakmanız, rahatsız edici bir sahnenin oluşmasını sağlayabilir.

Konuşma sırasında koltuğunuza çok kasıntı oturmayın. Konuşmanın gidişine göre bazen eğilerek talepkar, bazen doğrularak güveninizi gösterin.

Görüşeceğiniz kurumun kimliği, görüşeceğiniz kişinin pozisyonu sizin bacak bacak üstüne atıp atmamanızda önemli rol oynar. En uygunu bacak bacak üstüne atmadan ama rahat edeceğimiz bir oturuş pozisyonu almaktır.

Görüşmenin gidişini ağırlıklı olarak görüşmeyi organize eden kişi belirler. Kurum hakkında bir şeyler bildiğinizi düşünüyorsanız ve bilginizin doğruluğundan eminseniz sizin orayı niçin seçtiğinizin nedenlerinden biri olarak gösterebilirsiniz.

Eğer iş değiştirecekseniz asla ayrıldığınız ya da ayrılacağınız kurumu kötülemeyin. Bu profesyonelce bir davranış olmaz. Tercih nedeniniz kariyeriniz olabilir, farklı bir kurum kimliğini yaşamak olabilir, farklı bir iş koluna yönelmek olabilir, evinize yakın bir
yer tercihi olabilir (Bazen bu başka bir soruyu beraberinde getirebilir: "Biz kurum olarak şu an çalıştığımız yerden başka bir yere taşınsak bizden de mi ayrılırsınız?" gibi.

Maaşınızın yetersizliği bir neden olmasın. Tabii ki para için, kendimizi geliştirmek, daha iyi bir yaşam standardına kavuşmak için çalışıyoruz ama bunu parasal bir tercih nedeni olarak göstermeniz çok doğru olmaz. Görüşmeler sırasında parasal nedenleri söyleyip, elinizle de para işareti yapmanız çok ters karşılanır. (Espri niyetine bunu yapmak bile hoş değil.) İş görüşmelerinde bir çok kişinin sınıfta kalmasını sağlayan neden "Ne kadar maaş düşünüyorsunuz?" sorusuna verdikleri cevaptan kaynaklanır.

Kurumsal kimliği oluşmuş bir işletmede asla bir para miktarından bahsederek talepte bulunmayın. Vereceğiniz en ideal cevap "Sizin gibi kurumsal kimliği oluşmuş bir işletmede benim pozisyonuma uygun bir ücret politikanızın olduğunu tahmin edebiliyorum. Ben bu politikaya uyum sağlamayı tercih ederim." Kurumsal kimliği oturmuş ve çok yönlü çalışan bir çok işletme de performansınız değerlendirilirken size
emeğiniz ölçüsünde ekonomik rahatlık verilir. Onun için ekonomik nedenleri ilk görüşmelerde sınıfta kalma nedeni yapmayın.

İş görüşmelerinde uygun ortam oluştuğunda adeta bir markayı pazarlar gibi kendinizi pazarlamakta tereddüt etmeyin. Ülkemimizde yaygın olmasa da kişiler de markalaşabilirler. Markalaşmanız sizin yetenekleriniz, deneyimleriniz, işe katma değeriniz, nitelikleriniz gibi özelliklerin birleşiminden oluşan bir bütündür. O açıdan nasıl
bir marka müşteriye pazarlamasında o markanın faydası ve farkı önemliyse siz de o kuruma katacağınız faydaları ve rakiplerinize göre farkınızı anlatın.

Görüşme sonrasında görüşmenin sonucunu ne zaman öğrenebileceğinizi sorun. Görüşmeden ayrılırken size zaman ayırdıkları için teşekkür etmeyi sakın unutmayın. Sadece görüştüğünüz kişiyi değil aynı zamanda sekretere ve görüştüğünüz diğer kişilere de iyi günler dileyin. Sağlıklı iletişimi sağlıklı beyinler kurarlar. Karşınızdaki kişinin pozisyonu ne olursa olsun, küçümsemeden ileşitimde bulunmaktan asla çekinmeyin.

 

SİHİRLİ ANLAR

Bu kategorideki önceki yazılara ulaşmak için " ÖNCEKİ " butonunu tıklayınız

 

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki - Sonraki »

Çiçeğe Durmuş Kiraz Ağaçlarını İzlemek Sizi de Mutlu Eder mi?

Merhaba, Lise yıllarındayken her ne kadar birbiri ile hiç ilgisi olmasa da, haber spikeri, psikolog yada bankacı olmayı istemiştim.Çok şükür Allah bana sevdiğim bir kurum da sevdiğim işler den birini yapmayı nasip etti, bankacı oldum.Yazdığım şiirler, yazılar, okuduğum kitaplar dan yada biryer de duyup hoşuma gittiği için not ettiğim sözler birikince de, keşke gazete de bir köşem olsa da bunları başkalarıyla da paylaşabilsem diye düşünmeye başlamıştım.Derken bu bloğu oluşturmaya karar verdim.Hepimiz yoğun çalışan insanlarız.Hayat şartları da ne yazık ki çok zor.Bu neden le benim bloğum da sinire, strese yer olmayacak.Can sıkıntısına mola vermek isteyenler tıklasın lütfen...Kendi ile ve çevresi ile barışık mutlu bir insanım aslında, fakat hüzünlü yanımım da ağır bastığı olur bazen.Bu nedenle zaman zaman bir parça hüzün bulabilirsiniz bloğum da.Ben zevkle hazırladım.Umarım sizde bloğumda dolaşırken zevk alırsınız.Yapıcı her türlü eleştiri ve yoruma açığım.Yorumlarınızı bekliyor hepinize mutluluklar diliyorum. Sevgilerimle... Güngör Ekinci

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro