OSMAN MÜFTÜOĞLU & YAĞLANMA

1/7/2009 -Kategori: SAGLIK

 

Karın veya göbekte biriken yağların nedeni genetik, metabolik veya hormonal faktörler olabiliyor.

Eğer kanda insülin hormonun fazlalığı ve insüline cevapsızlık ile seyreden "insülin direnci sendromu" olan "kronik stresli" ya da "metabolik sendromlu" biriyseniz, otuzlu yaşlar sonrasında karın çevrenizin yavaş yavaş genişlemesine şaşırmayın. Eğer karın çevrenizde yağlanma ile birlikte yüzde yuvarlaklaşma, ensede yağ birikimi, karın ve kalçada kırmızı-mor çatlaklar meydana gelmişse bir Kuşing (Cushing) hastalığı veya sendromundan kuşkulanmak gerekiyor. Böbrek üstü bezinin stres hormonu kortizolü fazla miktarda üretmesi sonucu oluşan bu sorun yüksek dozda ya da uzun süreli kortizol kullanımı durumunda da ortaya çıkabiliyor. (Sezen Aksu’da böyle olmuştu). Orta yaşlarla birlikte belirginleşen karın ve bel çevresi yağlanması erkeklerde testosteron azalması (Andropoz), kadınlarda östrojen kaybı (Menopoz) ile de ortaya çıkabiliyor. Ve nihayet herhangi bir hormonal veya metabolik sorun olmadan da karın ve göbek çevresinde yağlanma ortaya çıkabileceğini bilmek gerekiyor. Bu durum çoğu kez genetik kökenli oluyor. Fazla miktarda alkol içmenin (özellikle biranın) de karın yağlarını artırdığı biliniyor.

Nasıl tedavi edilecek

Karın çevresinde biriken yağlardan "Liposuction", "Lipoliz" veya "Mezoterapi" gibi geçici çözümlerle kurtulabileceğinizi düşünmeyin. Bu yöntemleri denerseniz hem ağrılı bir işleme katlanmış, hem de belinizi değil cüzdanınızı inceltmiş olursunuz!

Karın yağlarını cerrahi olarak aldırmak belki 300-500 gramdan geçici olarak kurtulmanıza ve birkaç aylık geçici bir görüntüye sahip olmanıza yardımcı olsa bile kilo sorununuzun çözümüne hiçbir yarar sağlamaz.

Lipoliz ve mezoterapi gibi yöntemlerin, yağ kaybı amacıyla kullanılmasının hiçbir yarar sağlamadığını daha önceki yazılarımızda okumuş olmalısınız.

Karın bölgesi yağlarını azaltmanın yolu öncelikle onu oluşturan nedeni tedavi etmekten geçiyor. Hormonal eksikliklerin giderilmesi, kortizol fazlalığı, insülin yüksekliği gibi problemlerin kontrol altına alınması, kronik stresin önlenmesi gerekiyor. Bunun dışında bir miktar günlük kalori kısıtlaması yapmak da etkili. Diyeti mutlaka egzersiz-aktivite çalışmaları ile desteklemek gerekiyor.

En etkili yağ eritici düzenli egzersizdir

Karın bölgesi yağlarını azaltmada en etkili egzersiz her gün yapılan 30-35 dakikalık sıkı yürüyüşlerdir. Sert, ritmik ve dakikada ortalama 120 adımın altına düşmeyen etkili yürüyüş planları karın yağlarından kurtulmayı kolaylaştırıyor. Mekik çekmenin de yararlı olabileceği belirtiliyor. Eğer yürüyüş planı ile günde ortalama 300-500 kalorilik bir kayıp sağlayabilirseniz bu yağların bir hayli azalabileceğinden kuşkunuz olmasın. Sırası gelmişken belirtelim: "Men’s Health" veya diğer fitness dergilerinde gördüğünüz dümdüz karınlı, bol kaslı erkek veya hanımlardan biri olmayı düşünüyorsanız, toplam vücut yağınızın %15 geçmemesi, hatta %12’lere inmesi gerekiyor. Bu da kolay kolay ulaşılacak bir oran değil.

Aşırı terlemenin birçok sebebi var

Vücudumuzda yaklaşık üç-beş milyon civarında terleme hızı ve miktarını ayarlayan bez var. Cildinize yerleşmiş olan bu bezler vücut sıcaklığına ve kendi kendine çalışan otomatik, sinirsel uyarılara bağlı olarak sıvı salgılamakta yani terlemenizi sağlamaktadır. Ter ile kaybedilen sıvı esas olarak su ve tuzdan ibarettir. Diğer minerallerin miktarı oldukça düşüktür. Terleme ile kaybedilen su miktarını esas olarak çevre ısısı belirler ama yiyip içtiklerinizin, genetik yapınız, hastalıklarınız hatta ruhsal durumunuzun bile etkisi olabiliyor. Sıcak içecekler, içinde alkol ve kafein bulunan içecekler, acılı ve baharatlı yiyecekler terleme miktarını arttırıyor. Yüksek dozda kullanıldığında Asetaminofen, Aspirin, Tiroid hormonu gibi ilaçlar da terlemeye yol açabilir.

Bazı insanlarda terleme kalıtımsaldır. Bu kişilerde özellikle, avuç içi ve ayak tabanında ayrıca koltuk altı ve kasıklarda fazla miktarda olmaktadır. Terleme miktarınızı hormonlar da etkiler. Menopoz ve andropozda, yani kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron hormonu azaldığında terleme artar. Düşük kan şekeri, kan şekerinde yüksekliğe bağlı sinir sistemi hasarları, tiroid bezinin aşırı çalışması, tüberküloz gibi enfeksiyon hastalıkları, sıtma ve benzeri parazit hastalıklarında da aşırı terleme ortaya çıkabilir. Uzun süreleri terlemeler özellikle, ateşle birlikte olduğunda lösemi ve lenfoma gibi kanserlere işaret edebilir.

Prod. Dr. Osman Müftüoğlu

kelebek.hurriyet.com.tr/yazarlar/7182379.asp?...95...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır
« Önceki - Sonraki »

Çiçeğe Durmuş Kiraz Ağaçlarını İzlemek Sizi de Mutlu Eder mi?

Merhaba, Lise yıllarındayken her ne kadar birbiri ile hiç ilgisi olmasa da, haber spikeri, psikolog yada bankacı olmayı istemiştim.Çok şükür Allah bana sevdiğim bir kurum da sevdiğim işler den birini yapmayı nasip etti, bankacı oldum.Yazdığım şiirler, yazılar, okuduğum kitaplar dan yada biryer de duyup hoşuma gittiği için not ettiğim sözler birikince de, keşke gazete de bir köşem olsa da bunları başkalarıyla da paylaşabilsem diye düşünmeye başlamıştım.Derken bu bloğu oluşturmaya karar verdim.Hepimiz yoğun çalışan insanlarız.Hayat şartları da ne yazık ki çok zor.Bu neden le benim bloğum da sinire, strese yer olmayacak.Can sıkıntısına mola vermek isteyenler tıklasın lütfen...Kendi ile ve çevresi ile barışık mutlu bir insanım aslında, fakat hüzünlü yanımım da ağır bastığı olur bazen.Bu nedenle zaman zaman bir parça hüzün bulabilirsiniz bloğum da.Ben zevkle hazırladım.Umarım sizde bloğumda dolaşırken zevk alırsınız.Yapıcı her türlü eleştiri ve yoruma açığım.Yorumlarınızı bekliyor hepinize mutluluklar diliyorum. Sevgilerimle... Güngör Ekinci

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro