Her Pazartesi Bir Şehir / Bugün ŞANLIURFA'dayız
1/11/2009 -Kategori: SEHIRLERIMIZ
ŞANLIURFA
İl kodu : 63
Alan kodu : 414
Gece
NASIL GİDİLİR?
Şanlıurfa yurdumuzun güneydoğu sınırlarında ve Arap ülkelerine geçişte yer alması ve GAP'ın merkezi oluşu nedeniyle karayolu ulaşımda önemli rol oynamaktadır. Kentte havalimanı da bulunmaktadır.
Atatürk Barajı
NE YENİR?
Yemek kültürü oldukça zengin olan Şanlıurfa'da Ayran çorbası, çagala aşı, pakla aşı, hitti bastırması, sarımsak aşı, isot çömlegi, erik tavasi, semsek, has (marul) dolmasi, mimbar, acir bastırması, masluka, lebeni, borani, duvakli pilav, etli köfte (çig köfte), haş haş kebabi, kemeli kebap, tike kebabi, tepsi kebabi, frenkli (domatesli) kebap, kemeli cacik, bostana, koruk salatasi, katmer, aşir aşi, paliza, şillik, haside, kuymak, zingil, paliza geleneksel yöresel yemekler arasinda sayilabilir.
Balıklı Göl
YAPMADAN DÖNME
Çiğ köfte tatmadan, Harran'ı görmeden, Urfa'nın acı kahvesini (mırra) içmeden,
Atatürk Barajını gezmeden, Balıklı Gölü gezmeden, Kelaynakları gözlemeden,
Kapalı çarşıdan alışveriş yapmadan, ....Dönmeyin.
http://www.turkcebilgi.com/şanlıurfa/ansiklopedi
http://www.memocal.com/Turkiye/Sanliurfa/YapmadanDonme.asp
http://www.resimland.com/img2144.htm
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
EN BÜYÜK BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
29/10/2009 -Kategori: YAZILARIM
29 Ekim 1923
Cumhuriyetimizin 86. Yılı Kutlu Olsun...
İnsan hiç tanımadığı, görmediği birini bu kadar çok sever, bu kadar çok özler mi ?
Evet, sever ve özler…
Ben seviyorum ve özlüyorum…
Bugün kendi topraklarımızda, hür, bağımsız, güvende, demokratik şartlar altında yaşayabiliyorsak, herkes kabul etmelidir ki bunları ona borçluyuz…
Hatta bir yerde okuduğum ve aynen kabul ettiğim gibi " Türkiye her şeyini Atatürk'e , Atatürk'ü Allaha borçludur...
Ulu önderimiz Ata'mızı, tüm silah arkadaşlarını, tüm gazi ve şehitlerimizi, saygı, şükran ve rahmetle anıyorum. Bu ülkede yaşamaktan, Ata'mın çizdiği yoldan, gösterdiği hedeflere yürümekten, “ fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” bir Türk vatandaşı olarak gurur duyuyorum.
Bütün savaşlardan açık alınla çıkan biz çılgın Türklere ve Türk dostlarına selam olsun…
En büyük bayramımız kutlu olsun…
Sevgilerimle,
Güngör Ekinci
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TEST -Bana rengini söyle sana kim olduğunu söyliyeyim
27/10/2009 -Kategori: Sevdigim Sarki Turku Siir Sozleri ve ALINTILAR

İşte size iki soru ve mini bir test.
Testi yapın ve kendinizi daha iyi tanıyın.
Hazır mısınız?
1. Aşağıdaki renklerden en favori renginizi seçin.
SARI
MAVİ
KIRMIZI
2. Aşağıdaki renklerden en favori renginizi seçin
YEŞİL
MOR
TURUNCU
Sarı ve Yeşil: Bakıcılar
Gerçekçi bakış açınız kendiniz ve çevrenizdekiler için güvenli ve rahat bir ortam yaratıyor. Karşınızdakini dinliyor ve ne söylemek istediğini anlıyorsunuz. İnsanların sözlerini olduğu gibi kabul etmek yerine sorular sorarak gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu bulmaya çalışıyor ve bu arada onların kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı oluyorsunuz.
İnsanlara bakmak ve yardım etmek sizin doğal bir yeteneğiniz. Fakat aşırıya kaçtığınız zamanlarda ne yazık ki kimseye yardımcı olmuyorsunuz. Bazen başkalarının kendi ihtiyaçlarını keşfetme yetisine saygı göstermeniz gerekir. Sürekli insanları kurtardığınız ve yardım ettiğiniz zaman onların kendi problemleri ve sorumlulukları ile yüzleşmelerine engel olursunuz. Dolayısıyla geri adım atın ve insanların sizin desteğiniz olmadan kendi ayakları üzerinde durmalarına izin verin. Eğer başarısız olurlarsa bunu normal olduğunu hatırlayın çünkü ancak o zaman kendileri için neyin doğru olduğunu aramaya ihtiyaç duyabilir ve kendi çözümlerini bulabilirler.
Yaşamda sürekli başkalarının bakış açılarını anlamaya çalıştığınız için kendinizi ihmal ediyor olmanız yüksek bir ihtimaldir. Çevrenizdeki insanları unutmaya ve kendi ihtiyaçlarınıza konsantre olmaya çalışın. Bu şekilde başkalarının da size yardımcı olması için imkan yaratmış ve kendi mutluluğunuzu ikinci plana atmamış olursunuz.
Eğer sarıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizden ziyade kişisel gelişiminize ve kariyerinize daha gerçekçi yaklaşıyorsunuz demektir.
Eğer yeşili sarıdan daha çok seviyorsanız, ilişkilerinize daha gerçekçekçi yaklaşıyorsunuz ve hedeflerinize daha az yoğunlaşıyorsunuz demektir.
Sarı ve Mor: Aracılar
Siz yaşamdaki amacınızı bulmak için bir yolculuğa çıkmış gibisiniz. Önce olayları yaşıyor sonra geri çekilip analiz etmeye başlıyorsunuz. Bu sizin olgunlaşmanıza yardım ediyor. Her anın değerli olduğuna inanıyor ve keyif almaya çalışıyorsunuz.
Manevi değerlere verdiğiniz önem başkalarının kendi içindeki maneviyatı aramalarına yol açıyor. Meraklı, araştırmacı doğanız sezgilerinizin güçlenmesini sağlıyor. İnsanların kendilerinin farkında olmasına yardım ediyorsunuz. Onları dinleyerek, akılcı gözlemler yaparak ve duygularınızı ifade ederek insanları etkiliyorsunuz. Dahası kendilerinde olumlu değişimler yapma isteği uyandırıyorsunuz.
Siz harika bir iletişimcisiniz. İnsanları taraf tutmadan dinleme ve söylenenleri olduğu gibi anlayabilme yeteneğiniz var. Konuşma sırasında olayların içini görebiliyor ve gerçekten ne yapılması gerektiğini hemen kavrayabiliyorsunuz. Yeteneklerinizi en iyi konuşurken ortaya çıkarabiliyorsunuz. İletişim kurarken siz kişisel ve profesyonel olarak mucizeler yaratıyorsunuz. Fakat ne yazık ki değişime duyduğunuz büyük ihtiyaç nedeniyle gerçekler ve istekleriniz arasında kesin bir çizgi koyamıyorsunuz. Doğal yeteneklerinizi kullanarak neyin gerçek neyin potansiyel bir ihtimal olduğunu ayırt etmeye çalışın. Doğru adımı atacağınıza güvenin. Siz pozitif değişimleri nasıl yapabileceğini çok iyi bilen birisiniz.
Eğer sarıyı mordan daha çok seviyorsanız, bir durumun potansiyel sonuçlarından ziyade gerçekçi taraflarını görmeyi tercih ediyorsunuz demektir.
Eğer moru sarıdan daha çok seviyorsanız, olabilecek imkanları düşünüyor ve yaşamınızdaki gerçekleri ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Sarı ve Portakal rengi: Teknik düşünenler
Sizin temel düşünceleriniz genelde işleri nasıl sonuçlandıracağınızı planlamak üzerine yoğunlaşmış. Sistematik bir yaklaşım geliştirerek işleri, ilişkilerinizi ve hatta yaşamı anlamaya çalışıyorsunuz. Siz kendinizi çevrenizde ki kaynakları arttıran bir insan olarak görüyorsunuz.
Çevrenizdeki yetenekleri ve kaynakları araştırıyor, deneme yanılma yolu ile dünyanızı tanımaya çalışıyorsunuz. Keşifleriniz ile yetenekli insanları ve kaynakları doğru yerde kullanma gücünü kazanıyorsunuz.
Eğlenmek sizin için bir olaydaki bütün gerçekleri araştırmak ve tüm parçaların doğru yerine oturmasını sağlamak demektir. Siz bir işte yada ilişkideki başarılı kısımları büyük bir dikkat ve zevkle incelersiniz. Her başarılı bölüm sizin için tekrar değerlendirebileceğiniz yada başka bir alanda yeniden kullanabileceğiniz değerli bir parçadır. Bir çok kişinin şaşkın ve hayranlık dolu bakışları altında siz var olan kaynaklardan yeni ve orjinal kavramlar, fikirler, olgular yaratırsınız.
Teknik yaklaşımınız, rahatlıkla eksik yapılan işleri hemen görmenizi sağlar. Bu başkalarında kendilerini savunma ihtiyacı doğurabilir ve sizi aşırı ciddi olmakla suçlayabilirler. Genelde bir hata yapıldığında siz bunu farkeden ilk kişi olduğunuz için insanlar sizden çekinmeye başlayabilir.
Fazla hareketin olmadığı bir ortamda özellikle dikkatli olun. Yeniliklerin olmadığı bir ortamda kendinizi değişmez bir döngü içinde hissedebilir ve mutsuzluk yaşayabilirsiniz. Başkaları sizi negatif, mızmız yada sorun arayan birisi olarak görebilir. Gerçekte siz aslında sadece kayıpsınız ve ne istediğinizi bulmaya çalışıyorsunuz.
Eğer sarıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, kişisel gelişiminiz başkaları ile olan ilişkilerinizden daha önemli demektir.
Eğer portakal rengini sarıdan daha çok seviyorsanız, başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarınızdan daha önce düşünüyorsunuz demektir.
Mavi ve Yeşil: Güven uyandıranlar
Siz başkalarına yardım etmekten ve destek olmaktan zevk alıyorsunuz. Limitsiz merakınız gerçekten ne düşündüklerini söylemeleri için insanlara ortam yaratıyor. Siz karşınızdaki kişinin hayallerini görebiliyor ve gerçek ihtiyaçlarına duyarlı olabiliyorsunuz. Onlara kendi yeteneklerine güvenmeleri için gerek duydukları öz güveni veriyorsunuz. İnsanların kendilerini önemli hissetmelerini istiyorsunuz ve bunu dinleyerek sağlıyorsunuz.
Başlangıçta ortama uyum sağlamaya ihtiyacınız var. Başkaları sizin onlar gibi olduğunuza inanmalılar. Sonra gerçek karakteriniz ortaya çıkmaya başlıyor. Bu durumda insanlar bildiklerini zannettikleri bu yeni kişiye uyum sağlamaya çalışırlar. Bu özelliğiniz yüzünden bazen ihtiyaçlarınıza cevap vermeyen durumları yada ilişkileri kendinize çekersiniz.
Siz dikkatle dinleyen birisiniz. Başka insanların ne hissettiğini bilmek istersiniz. Bu yetenek sizin müziği ve yabancı dilleri daha iyi duymanızı sağlar. Eğer imkanlarınız varsa bir müzik aleti çalabilir yada kendi diliniz dahil başka dilleri fazla aksan olmadan konuşabilirsiniz. Düşünce ve duyguları açık olarak ifade edebilirsiniz.
Aşırı ciddi olduğunuzda yada fazla rahat hissettiğinizde kişisel gelişiminizi ihmal etmeye başlarsınız. Ne istediğinizden ve ne beklediğinizden emin olun. Böylece başkaları sizin ihtiyaçlarınızı nasıl karşılayacaklarını bilirler ve yaşamınız daha keyifli bir hal alır.
Eğer maviyi yeşilden daha çok seviyorsanız, kariyeriniz yada kişisel hedefleriniz sizin için birinci sırada demektir. İlişkileriniz hayallerinize uyum göstermek zorundadır.
Eğer yeşili maviden daha çok seviyorsanız, başkalarının hayallerine destek olmaya daha çok önem veriyorsunuz ve kendinizi ikinci plana atıyorsunuz demektir.
Mavi ve Mor: Düşünenler
Siz oluşumu incelersiniz. Bir şeyin neden var olduğunu bilmeye ihtiyaç duyarsınız. Bulduğunuz sonuçlar sizin büyük resmi görmenizi sağlar. Neye ihtiyaç olduğunu bulma kabiliyetiniz sizin olayları iyileştirmenizi sağlar. Geleceğe yoğunlaşarak, fikirler ve olaylar sanki olmuş bitmiş gibi düşünebilirsiniz. Siz gelecekteki dünyada yaşarsınız. Bu kafanızda ki bir resimdir.
Siz insanların motivasyonunu ve sebep-sonuç ilişkilerini anlayabildiğiniz zaman perfomansınızın en üstünü yaşarsınız. Sürekli hareket planı hazırlamak için kafanızın içinde olayları kategorize ediyorsunuz. Bu planlar olmadan organize olmak sizin için çok zordur. Zaman zaman gündüz hayal kurarak geçiren bir insan haline gelebilirsiniz.
Siz yol açan öncüsünüz. Yeni fikirleri ve yapıları geliştirmeye karar verdiğiniz zaman büyük keyif alırsınız. Fikirleri kafanızın içinde gerçeğe dönüştürmek ihtirasınızın artmasını sağlar. İnancınız güçlü olduğu zaman, gerçeklere bakmadan olayları üstlenebilirsiniz. Kendiniz ve başkaları hakkında geliştireceğiniz yanlış ön yargılar sizi ortamın dışına sürükleyebilir.
Sürekli yeni bir şeyler yapma ihtiyacınız sizin hazırda yapmış olduklarınızı takdir etmenize engel olabilir. Kafanızın içinde çok fazla resim olması yaşamınızı zorlaştırabilir. Diğer insanlar ve olaylar size yetişemeyebilir. Farkında olmadan çevrenizden ve kendinizden imkansızı istemeye başlayabilirsiniz.
Eğer maviyi mordan daha fazla seviyorsanız, kendi hayallerinizi ilişkilerinizden daha ön planda tutuyorsunuz demektir.
Eğer moru maviden daha çok seviyorsanız, ilişkilerinizde nasıl güçlü olabileceğinize daha çok ilgi duyuyorsunuz demektir.
Mavi ve Portakal rengi: Yapıcılar
Siz heyecanlı bir yaşam bekliyorsunuz. Bunu çift karakteriniz ile başarıyorsunuz. Bir dakika yeni bir ev tipi yapmak isteyen yaratıcı ve özgür düşünen birisisiniz, ikinci dakika da ise tarzınızı değiştirip niye bir insanın böyle bir fikri ortaya savunabileceğini sorgulayan geleneksel bir eleştirmen oluverirsiniz. Siz sosyal bir muammasınız.
Merakınız pek çok farklı kesimden kişiler ile iletişim kurmanızı sağlar. Siz bu ortamlarda gelişip serpilirsiniz. Partilerde eğlenceli kişilerden biri sizsinizdir. Arkadaşlarınız pek çok farklı ortamdan gelen ve farklı ilgi alanları olan insanlardan oluşur. Bazen durup kendinize şaşırırsınız; sürekli bu çılgınlıkları kendinize nasıl çektiğinizi düşünürsünüz. Fakat içten içe bilirsiniz ki aşırı tek düzelik kişinin gelişimini durdurur ve siz kesinlikle tek düze bir ortamda bulunamazsınız.
Dünyanın size ihtiyacı olduğuna inanmak istersiniz. Çoğu kez kontrolünüzün olmadığı sosyal konular üzerinde düşünüp bir anlam çıkarmaya çalışırsınız. Sonunda ise boşa harcadığınız zamandan yorgun düşmüş ve duygusal olarak çökmüş hissedersiniz. Anlamanız gerek ki dünya hiç bir zaman istediğiniz gibi mükemmel bir ortam olmayacak. Bir insan ancak bir yere kadar olayları kontrol edebilir. Zaman içinde göreceksiniz ki kontrol edemediğiniz sosyal kavramlar üzerinde enerjinizi harcamak yerine kendi çevrenize ve yaşamınıza konsantre olursanız çok daha etkili değişimler gerçekleştirebilirsiniz.
Bir iş yaparken amaca ve hedefe tüm varlığınızı veremiyorsanız başarılı olmanız mümkün değildir. Bütün kalbiniz ile girişmiyorsanız o işi bırakın ve bir sonrakine geçin. Siz yeni bir şeyler yapmak, kurmak, üretmek ihtiyacındasınız, eğer bu imkan elinizde yoksa mutsuz olmanız kaçınılmazdır.
Eğer maviyi portakal renginden daha çok seviyorsanız, bir işi önce nasıl yapacağınızı düşünür sonra planınızı gözden geçirip hatalarını incelersiniz.
Eğer portakal rengini maviden daha çok seviyorsanız, anlık heyecanlara kapılıp planlarınızı unutmanız çok kolaydır
Kırmızı ve Yeşil: Kaynak Yöneticileri
Pratik ve insanlara değer veren bir yapınız var. Başkalarına yaşamlarında daha anlamlı ve değerli aşamalar katetmeleri için yardımcı olursunuz. Hiç kimse sizi kandıramaz. Siz dinamik birisiniz ve herkesin ne yaptığını yada amaçladığını çok iyi bilirsiniz. Neyin önemli olduğunu bilmenizi sağlayan özel bir yeteneğiniz vardır. Bir öğretmen yada ebeveyn gibi insanların yaşamlarını daha iyi nasıl yapabileceklerini düşünürsünüz.
Siz en çok elinizdeki kaynakların nasıl kullanılacağını idare ettiğinizde başarılı olursunuz. Başlangıçta çok eğitmek amacı ile başlamanıza rağmen daha sonra aşırı otoriter olabilirsiniz. Hatta aşırıya kaçıp patronluk taslayabilirsiniz. Ne yazık ki orta dereceniz yok, ya eğiticisiniz yada otoritersiniz. Bu durum çevrenizdeki insanların kafasını karıştırabilir. İnsanlar patronluk tasladığınızda bile insanların iyiliğini düşündüğünüzü her zaman farkedemeyebilirler.
Üzgün olduğunuzda, baskı altında kaldığınızda yada sarhoş olduğunuzda kırmızı rengini simgeleyen tarafınızı ortaya çıkarırsınız. Yeşilin sakinleştiren etkisi olmadan aşırı davranışlarınız ile dostlarınızı oldukça şaşırtabilirsiniz. Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız bu karakter daha bile çarpıcıdır. Eğer çevrenizdekiler bu süreçlerden birinde size farklı davranmaya kalkarsa bunun nedeni muhtemelen sizi tanıyamadıkları içindir.
Eğer kırmızıyı yeşilden daha çok seviyorsanız, başkalarından önce bir hedefin başarılması için nelerin yapılması gerektiğine önem verirsiniz. Bu yapınız sizin kendinize güvenmenizi ve direk olmanızı sağlar
Eğer yeşili kırmızıdan daha çok seviyorsanız, destekleyici yanınız ön plana çıkar ve öncelikle enerjinizi başkalarının ihtiyaçlarına yönlendirirsiniz.
Kırmızı ve Mor: Birleştiriciler
Siz olayların duygusal yanları ile gerçekleri birleştirmeyi seversiniz. Bir olay olduğunda önce durumu analiz edersiniz, saçmalıkları bir tarafa atar ve insanları bir araya getirerek durumun düzelmesini sağlamaya çalışırsınız. Başkaları sizin düzene olan ihtiyacınızı aşırı ciddi olarak görür. Siz başkalarına fikir verirken yada açık açık düşüncelerinizi söylerken en başarılı olursunuz. Başkalarına destek olmak kendinizi iyi hissetmenizi sağlar.
Vücut diliniz insanları size çeker. Merakınız hareket yaratır. Siz seksi bir insansınız. Yeni olgular sizi heyecanlandırır ve yeniden canlanmanızı sağlar. Fakat aynı zamanda yenilikler yapmanız gerekenleri bitirmenize engel olabilir. Ertelemeyin... heyecanınız sönmeden önce işlerinizi bitirmeye çalışın.
Olayların ve insanların göründükleri gibi olduğunu bilmeye ihtiyacınız vardır. Bu yapınız özellikle kötü bir ruh hali içinde olduğunuzda daha belirginleşir. Çevrenizi kontrol eden bir yapıya bürünürsünüz. Bazen olayların sadece negatif yanlarını görürsünüz. Böyle durumlarda öylesine kuşkucu ve aşırı analitik olursunuz ki herkesin moralini bozabilirsiniz. Duygularınızı ve davranışlarınızı çalışan bir plan ile birleştirmeye ihtiyacınız vardır. Yoksa geleceğinizi yönlendirmek sizin için çok zor bir hal alacaktır.
Eğer kırmızıyı mordan daha çok seviyorsanız, en popüler insan olmaktansa işlerin doğru şekilde yürümesine daha çok ilgi duyarsınız. Sözlerinizin sonuçlarını düşünmeden konuşma eğilimindesiniz.
Eğer moru kırmızıdan daha çok seviyorsanız, insanların tepkilerine çok önem veriyorsunuz demektir. İstediğinizi almak için cazibenizi ve çekiciliğinizi kullanırsınız.
Kırmızı ve Portakal rengi: İnsancıllar
Siz bireyselliğe saygı duyarsınız. Siz kendi yolunuzda yürümeye ve kendi düşüncelerinizi özür dilemeden açıkca konuşmaya inanırsınız. Eğer birisi çizgisini aşarsa sessiz kalmazsınız. Koşulsuz sevgi arıyorsunuz ve insanların herhangi bir kısıtlama, utanç yada korku olmadan kendilerini ifade edebilecekleri bir ortam yaratmayı ümid ediyorsunuz.
Kendinize yakın bulduğunuz insanlar ile içten ve samimi ortamlarda bulunmayı seviyorsunuz. En büyük her zaman en iyi olmayabilir sizin için. Küçük şehirler, küçük firmalar ve küçük arkadaş grupları sizin için daha caziptir, sizin kendinizi değerli hissetmenizi sağlarlar. Aksi takdirde aşırı endişeler, geniş çevre, pek çok arkadaş ve hatta karmaşık duygular gerçekleri görme yeteneğinizi yok edebilir.
Siz başkaları için neyin çalışmadığını görebilirsiniz. Sonrada hazır olsun veya olmasınlar olduğu gibi gerçeği söylersiniz. Bu açıksözlülük kendisine güveni olmayan insanlar için ürkütücü olabilir ve sizden uzaklaşmalarına yol açabilir. Diğerleri ise sizi güvenilir ve koruyucu olarak görür.
İş yapmaya yoğunlaşmış kişiliğiniz sizin duygusal yanınızı saklar. Bu sizin koruma mekanizmanızdır. Biraz daha açılmalısınız. Zayıflıklarınızı göstermekten çekinmeyin. Tıpkı bir mıknatıs gibi hakettiğiniz sevgiyi ve saygıyı kendinize çekmeye başlayacaksınız. Çünkü insanlar böylece sizi tanıyabilir ve gerçekten hakettiğiniz değeri ancak o zaman verebilir.
Eğer kırmızıyı portakal renginden daha çok seviyorsanız, dünyada pozitif bir değişim yapmaya öyle yoğunlaşmış durumdasınız ki ilişkilerinizi ikinci plana atıyorsunuz.
Eğer portakal rengini kırmızıdan daha çok seviyorsanız, herkesin iyiliği için olayları tamir eden yada arabuluculuk yapan birisiniz demektir.
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
NENEME MEKTUP
26/10/2009 -Kategori: YAZILARIM
Merhaba sevgili okuyucularım.
Daimi okuyucularım eski yazılarımdan hatırlayacaktır, ben Rize –
. Canım anneannem ve canikom teyzem her yıl çay zamanını Rize de geçiriyorlar. 2009 yılının Nisan ayından beri de yine çay diyarı Rize’deydiler. Çok şükür hayırlısı ile hasret bitti ve dün döndüler.
Anneannem hiç üşenmez köydeki onca telaşının içinde sırf ben seviyorum diye dönecekleri günün arefesinde benim için hamsikoli yapar getirir. Bu defa da yapmış getirmiş yine sağolsun canım benim. (Hamsikoli kılçığı alınmış hamsi, mısır unu, tereyağı ve bol yeşillikle ( pazı, soğan, maydanoz) ... yapılıyor).
Nenecim şimdi önce teyzem bu satırları okumuştur
Sonrada sen gözlüklerini takıp kendin okumaya başlamışsındır.
Eline koluna sağlık olsun da hep yap emi. Dün akşam afiyetle yedim, yine çok güzel olmuştu.
Nene tabiki sen de haklısın. Köydeki evi kapatmak, çaylıklarla ilgilenmemek olmaz. Ama büyük olarak başımızda bir sen varsın. Sende çay nedeni ile her bayram köydesin. Bizim için öyle zor oluyor ki anlatamam...
Bazen çocukluğumu öyle özlüyorum ki nene. 
Dedemin hergün okul dönüşü çantama attığı finger bisküvileri,
Senin Ramazan davetlerinde donattığın mükemmel sofraları,
Dedemin kışın beni atkımla Ninja kaplumbağaları gibi sarıp sarmalayıp eve yollamasını ve benim dedemin görüş alanından çıkınca hemen atkımı açma çabalarımı,
Benim, yaşıtlarımın ve hatta benden büyüklerin arasında fark edilir davranışlarıma gözlerinle ve hafif gülümseyerek verdiğin gurur dolu onay bakışlarını,
“ Ben bakkal Hüseyin’in torunuyum” demenin ayrıcalığını,
Elinden gelmeyen iş olmadığı için Çavuş nene olarak anılan senin torunun olmanın keyfini,
Dedemin bana seslenirken Güngör’le Cüncör arası bir şive ile kükremelerini,
O tarihlerde sinirlendiğim ama şimdi burnum sızlıyarak ve gülümseyerek anımsadığım, dedemin TRT 1’in haberlerini, hava durumunu, spor haberlerini sonuna kadar izlemelerini,
Teyzemlerin yayık ayranı yaparken kocaman yayığın üzerine bir de beni oturtmalarını,
Tavanda yayık ipinin bağlı olduğu yer vardı ya, hani iş bitince ip oraya geri sokulurdu, senden gizli gizli teyzemlerin o ipi aşağıya indirip bana salıncak yapmalarını,
Rize’li dedemin seyahat otobüsü alıp babamın memleketi Kars’a hizmet sunmaya başladığı günlerdeki görkemi…
Ve daha neleriii neleriiii... Off nene off…
Çok seviyorum seni…
Allah seni başımızdan eksik etmesin.
Hasretle kucaklıyor, sevgi ve özlemle ellerinden öpüyorum.
Torunun Güngör.( yada Cüncör)
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
TÜYAP 31 Ekim - 8 Kasım 2009
25/10/2009 -Kategori: GENEL BiLGiLER
Hayranı olduğunuz şair ve yazarlarla da tanışma imkanı bulabileceğiniz, 28. İstanbul Kitap Fuarı günleri yaklaşıyor arkadaşlar. Aşağıda verdiğim linkden imza günlerine göre sizde ziyaret gününüze karar verebilirsiniz.
Ben verdim bile, karşılaşabilmek dileği ile sevgiler.
http://www.tuyap.com.tr/webpages/kitap09/imza-gunleri.php
TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi - Beylikdüzü’nde, 31 Ekim - 8 Kasım 2009 tarihleri arasında düzenlenecek olan 28. İstanbul Kitap Fuarı’nda geri sayım başladı.
Yurt içi ve yurt dışından 550 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla düzenlenen 28. İstanbul Kitap Fuarı’nda uluslararası etkinliklerin yanı sıra söyleşi, panel, şiir dinletisi, atölye ve çocuk aktiviteleriyle birlikte 297 etkinlik düzenlenecek.
Uluslararası Salon
Fuarda bu sene okurları karşılayacak önemli bir yenilik ilk kez açılan Uluslararası Salon’dur. 27 ülkeden yayıncılar, editörler ve yayıncılar birliği temsilcilerinin yer alacağı Uluslararası Salon, fuarın ilk dört günü 31 Ekim - 3 Kasım 2009 tarihlerinde, 11.00-18.00 saatleri arasında açık kalacaktır. Uluslararası Salona bu sene ilk kez Avrupa Kültür Merkezleri: Fransa, Finlandiya, İspanya, Hollanda, Romanya, İsveç, İsviçre ve İtalya ortak bir standla katılırken, salonun diğer katılımcıları Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Venezüela Bolivar Cumhuriyeti, Yunanistan, Romanya ve Fransa’dan yayıncılar ve editörlerden oluşuyor.
Bağımsız bir edebiyat topluluğu olan Literature Across Frontiers ise Bask, Çek Cumhuriyeti, Galler, Estonya, Macaristan, Katalonya, Litvanya, Letonya, İskoçya, İrlanda, Polonya, Portekiz ve Slovenya’yı temsilen fuara katılıyor.
Uluslararası salon içinde bulunan Forum alanı dört gün boyunca çok sayıda yazarı ağırlayacak ve sektörel etkinliğe ev sahipliği yapacak. Salon içinde ayrıca çevirmenlerin bir arada olacağı çeşitli çeviri etkinliklerinin düzenleneceği bir buluşma noktası olarak Çeviri Merkezi de bulunacak.
Kitapseverlerin katılımına açık olan Uluslararası Salon kapanış günü olan 3 Kasım 2009 Salı akşamı saat 18.00’e kadar ziyaret edilebilir.
Saygılarımızla,
TÜYAP A.Ş
Detaylı bilgi için
http://www.tuyap.com.tr/webpages/kitap09/index.php
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
CAMİAMIZA HAYIRLI UĞURLU OLSUN
25/10/2009 -Kategori: YAZILARIM
Bumudur Buduuuuuuuuurrrrrr Güngör Ekinci 

Sonucu baştan belli olan klasik bir Fenerbahçe – Galatasaray maçı oldu.
Kadıköy bir kez daha çıkış vermedi
Bu yılla birlikde Galatasaray onuncu kez sahamızdan mağlup çıkıyor.
Kaçırdığımız pozisyonlar da gol olsaydı bu maç günün anlamına yakışacak şekilde 10-1 gibi muhteşem bir skorla bitecekdi. 
Artık Fenerbahçe’den üstünde 10 da 10 yazan formalar üretmesini bekliyoruz. 
Zaten güzel bir hafta sonu geçirmiştim buda üzerine kaymak oldu.
Camiamıza hayırlı uğurlu olsun. 
İyi haftalar diliyorum, sevgilerimle,
Yorum (4) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı







